Allah Her Şeye Şahit | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Allah Her Şeye Şahit 13.08.2015 06:10

Allah Her Şeye Şahit

Allah Her Şeye Şahit

Rabbimiz mutlak olandır. Zamandan ve mekândan münezzehtir. Geçmiş de gelecek de O`nun Katında

birdir. Kâinatı yarattığı andan, yok edeceği son ana kadar her şeye şahit olandır.

Allah’ın şahitliği, diğer tüm şahitliklerden öndedir. Kaldı ki hiçbir ‘şey’in, O`nun şahitliğinden başka 

şahitliğe ihtiyacı yoktur.

Hiçbir şey O`ndan gizli kalmaz. Ra`d Suresi`nde haber verildiği gibi,  "Sözü saklı tutan da, onu açığa 

vuran da, geceleyin gizlenen de ve gündüzün ortaklıkta gezen de", O`nun Katında bilme 

bakımından birdir. Gündüzün aydınlığında ya da gecenin karanlığında; işlenen bütün suçlara Allah 

şahittir. Hiç kimse şahit olmasa da Allah şahittir. 

Kur`an, “göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun?" 

diye sorar. Ve kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyenlere de Allah`ın şahit olduğunu haber verir; 

"Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O`dur; beşin altıncısı da mutlaka O`dur. 

Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra 

yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir. 

(Mücadele Suresi, 7)

Allah her an, kalplerimizde sakladığımız niyete, aklımızdan geçen her düşünceye şahittir. 

Doğduğumuz andan itibaren, son nefesimize kadar yaşadığımız her olaya şahit olan Allah, ahirette 

tüm yapıp ettiklerimizin karşılığını vereceğini şöyle bildirir; " Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara 

neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları (yaptıklarıyla bir bir) saymıştır; onlar ise onu 

unutmuşlardır. Allah, her şeye şahid olandır." (Mücadele Suresi, 6) 

Allah, bilgisi dışında hiçbir düşünce ya da hiçbir iş olmadığını, "Senin içinde olduğun herhangi bir 

durum, onun hakkında Kur`an`dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir 

iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve 

gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, 

daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın." (Yunus Suresi, 61) ayeti ile haber 

verir.

İnsanın yaratılış amacı Allah’a ve ahirete iman etmek, Kur`an’da emredilen güzel ahlâka sahip olmak, 

Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için çaba göstermektir. Gerçek hayatın, ‘içinde temelli kalınacak 

ahiret yurdu olduğunun bilincindeki müminler, "hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve 

canlarıyla mücadele ederler. Allah’a gerçek anlamda iman eden insan, Allah`ın varlığına, birliğine, 

gücüne, adaletine, yaratmasına şahit olacaktır.

İnsanlık tarihi boyunca iman ile küfür arasında süren mücadele Allah`ın "devrettirip durduğu" 

sünnetidir. Sebebi de,  "Allah`ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şahidler (veya şehidler) 

edinmesi içindir..." (Ali İmran Suresi, 140) 

İlerleyen her saat insanı ahirete yaklaştırır ancak samimi müminler zaten dünyaya karşılık ahireti satın 

almışlardır. Bu alışverişlerinden dolayı, ahdini yerine getiren kerem ve ikram sahibi olan Allah, onlara 

en büyük ödülü olan gerçek kurtuluşu ve sonsuz cennet hayatını lütfetmiştir.

Hiç şüphesiz Allah, mü`minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını 

ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) 

Tevrat`ta, İncil`de ve Kur`an`da O`nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah`tan daha çok ahdine 

vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alış-verişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. 

İşte `büyük kurtuluş ve mutluluk` budur. (Tevbe Suresi, 111)

Allah`ın hoşnutluğunu hedefleyen mümin, seve seve malından canından geçer; bedenini ve ruhunu 

Allah`a emanet eder. O`nun rızasını hiçbir dünyevi nimete değişmemek, bu uğurda her şeyi feda 

edebilmek; işte bu şehit olmaktır. Bu, dünya hayatındaki en büyük erdemdir. 

Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, Allah`tan olan bir bağışlanma ve 

rahmet, onların bütün toplamakta olduklarından daha hayırlıdır. (Al-i İmran Suresi, 157)

Allah, yolunda mücadele eden kullarını yeryüzüne mirasçı kılacağını Kur’an`da haber verir. İslam 

ahlâkının yeryüzü hâkimiyeti, Allah’ın müjdesi ve vaadidir. Bu müjde, kuşkusuz tüm Müslümanlar için 

üstün bir şereftir. Müjdelenenlerden olmak için buna vesile olmalı, gerçekleşmesi yönünde çaba 

göstermeli ve içten dua etmeliyiz. 

Allah, peygamberlerle birlikte yolunda mücadele eden ancak isabet eden güçlüklerden dolayı ne 

gevşeklik gösteren ne boyun eğen Rabbaniler gibi yaşatsın bizleri. Özür olmaksızın oturanlardan 

olmaktan esirgesin. Yolunda malı ve canıyla çaba gösteren ve derece olarak üstün kıldığı kullarından 

olmayı nasip etsin. 

Allah yolunda olduğumuza, her şeyin üzerinde Rabbimizin şahid olması yetmez mi?.. 

“Şahid olarak Allah yeter.” (Nisa Suresi, 166)

http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com