Bilim Adamlığı Kolay mıdır? | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Bilim Adamlığı Kolay mıdır? 15.11.2015 20:00

Bilim Adamlığı Kolay mıdır?

Bilim Adamlığı Kolay mıdır?

Bilim adamı denildiğinde yurtdışındaki ile Türkiye’deki algı arasında giderek makas açılıyor. Yurt dışına bilim adamına saygıyla yaklaşılırken, Türkiye’deki durum vahimleşmektedir. Bilim adamlığının ilk ve en önemli basamağında “Doktora” yapmak gelir. Zira son yıllarda “Tezsiz” de yapıldığı için yüksek lisans bu aşamadan çıkarılmıştır. Doktora tezlerinde “Kılı kırk yarmak!” esastır. Bir diğer basamak da “objektif” olmak, yağdanlık ve yalakalık yapmamaktır. Peki, bilim adamlığının ilk basamağındaki hekim veya tabip olmayan “Doktorlar”  neler yapar?

  Doktor veya daha sonra “Doçent” olacak bilim adamı, uzmanı olduğu konuda araştırmalar yapar. Bu alan teknoloji ve doğal bilimler olabildiği gibi, insan yaşamıyla ilgili hemen her alanı ilgilendirebilir. Sosyal bilimlerde de araştırma yapmak esastır. Doğal bilimler, teknoloji vb insan sağlığı gibi alanlarda yeni bir keşif hedeftir. Sosyal bilimlerde de “bilinmeyeni” bulmak veya çözüm önerisi üretmek hedeftir. Peki her bilim adamı böyle midir?

  Zaten işin püf noktası buradadır. Şayet yeni bir şey (çözüm) bulmak isteniyorsa, bunun için fedakârca çalışmanın hududu yoktur. Araştırma, araştırma ve gene araştırma. Daha sonra bulguları tartışma ve akıl yoluyla sonuca gitme. Çalışmaları en azından kendi alanında çalışanlara ve millete, insanlığa, bulunduğu topluma yararlı olacak şekilde yazarak ya da uygulayarak paylaşmak da çok önemlidir.

  Bilim adamı olmak için ille de profesör olmak da şart değildir. “Dr.” Olmak yeterlidir. Önemli olan kendi alanında çözüm odaklı çalışmalarla bilime katkı sağlamaktır.

  Bir sosyal bilimci olarak (Dış politika ve güvenlik politikası), şahsen araştırmaya çok önem veririm. Her sabah eskiden beri keyif aldığım gibi ilk işim, bir günlük gazeteyi iken, internet üzerinden siyasi yelpazenin hemen her kesiminden en az 5-6 Türkçe gazeteye bakarım. Bu bana değişik siyasi görüşler arasında karşılaştırma fırsatı verir.

  Kendi konularım için Almanca (tercihen Der Spiegel ve Avusturya’nın Der Standard) ile İngilizce (ABD’nin New York Times ile Washington Post gibi) gazetelerini her gün tararım.

  Bu arada özellikle ABD’de olmak üzere, bazı uluslararası düşünce kuruluşlarını da tararım. Tabii arkadaş ve eş dosttan bombardıman halinde gelen bildiriler de var. Dergiler hele de!

  Bunlar yeter mi? Elbette yetmez! Türkiye’de çeşitli üniversite, bilim kurumu veya STK’larda icra edilen panel, sempozyum, konferans ve çalıştaylara fiilen konuşmacı veya dinleyici olarak katılmak da var.

  Yeter mi? Elbette yetmez. Yayın kurulu üyesi veya hakemi olduğumuz çeşitli dergilerden gönderilen makalelerin de değerlendirilmesi var. Bunlara ilaveten yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin tezleri incelenir, ya da bilfiil danışman hoca olarak tez yönetmenliği de var.

  Dahası da var: En azından kendi konularımızla ilgili olarak lisans, y. Lisans veya doktora dersi de veririz. Çeşitli sertifika programlarında ders vermek de ekstarası.

  Şahsen haftada 2-3 köşe yazısı yazarım. Bunlar nadiren iç politikaya dönüktür. Her ne yazarsam yazayım, konumla ilgili olarak mutlaka karar vericiye öneriler getiren bir sonuç yazmayı da ihmal etmeme alışkanlığım vardır.

  Yılda birkaç kez de gene kendi konularım hakkında bilimsel makale (dipnotlu ve kaynakçalı) yazmayı ihmal etmem. Bu ise araştırmayı gerektirir.

  Tabii kitap yazmanın yeri ayrıdır. 2004’te emekli olduktan sonra, 2005’ten itibaren neredeyse her yıl en az bir müstakil veya ortak kitap yazdım. Bunlar da “Kaynak” kitap olma özellikleri taşıyor. Tabii bunlarda da karar vericilere öneriler var! 2015 yılında da 2 kitap üzerinde çalışıyorum. Biri 2008’de dondurduğum bir çalışma olup, 2016’da yayınlanabilir. Diğeri ise bir aksilik çıkmazsa bu yıl basılabilir.

  Son Söz: Eğer bir sosyal bilimci bilim adamı yazdıkları ve söyledikleri ile adeta “Yanarken eriyen bir mum gibi etrafını (milletini) aydınlatmıyorsa”, yani devletine ve milletine yararlı olamıyorsa, çıkar için yalakalık ve yağdanlık yapıyorsa, biline ki bilim adamı değildir!


http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com