Davutoğlu, Erdoğan Engeline mi Takılıyor? | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Davutoğlu, Erdoğan Engeline mi Takılıyor? 24.07.2015 23:00

Davutoğlu, Erdoğan Engeline mi Takılıyor?

Davutoğlu, Erdoğan Engeline mi Takılıyor?

Genel Seçimler sonrası hükümeti kurma görevi alan AKP Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu CHP, MHP ve HDP ile koalisyon kurmak için ilk görüşmeleri bayramdan önce gerçekleştirdi. Bu görüşmeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gölgesinde ve sanki “lütfen” görüşülüyormuş gibi bir izlenim bıraktı. Zaten Davutoğlu tüm il başkanlarını telefonla arayarak “Seçime Hazır Olun!” emrini de vermiş. Dostlar alışverişte görsün kabilinden görüşmeler yani. Esas düşünce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tekrar Seçim” arzusu, hatta emri galiba.

  Davutoğlu özellikle CHP’yle görüşmesinden sonra etrafa gülücükler dağıtıyordu. CHP’nin bir koalisyon hükümeti isteğini pek ala fark edebilmişti.

  Her ne kadar Ama “Tabanımız MHP’yi istiyor!” dese de, MHP’yle görüşmesinden sonra aynı izlenimi MHP için söyleyemedi. MHP ise mevcut koşullarda koalisyona girmeyeceğini bildirdi. Bu arada muhtemel koalisyonlar için de “AKP-CHP” veya “AKP-CHP-HDP” olabileceğini bildirdi. Şayet bu şekilde bir koalisyon mümkün olmazsa, milletin ve devletin hükümetsiz kalmaması için gerekirse “Koalisyon ortağı” olunabileceğinin de işareti verildi.

  Davutoğlu’nun son durağı ise HDP’yle de güler yüzle bir görüşme başladı. Ama sonlarına doğru yüzler gerildi. Zira HDP, “Çözüm Süreci”ni masaya getirmiş ve “Bu sizin de projenizdi, hadi bakalım projeye dönün ve sorunu çözün!” dedi.

  Davutoğlu HDP’den ayrıldıktan sonra bazı önemli gelişmeler yaşandı. Bunlardan ilki; HDP’nin de “AKP-CHP koalisyonu”na destek vereceği yönündeydi.

  İkincisi, Erdoğan’ın 28 Şubat 2015 tarihli, PKK’nın elebaşısı Öcalan’la yapılan anlaşmanın manifestosu olduğu ileri sürülen “Dolmabahçe Mutabakatı”na itirazıydı. Bu uzlaşma metni 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisinde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile Sırrı Süreyya Önder’in heyetler eşliğinde bizzat açıklama yaptığı bu metin için o dönemde “ilk kez barış sürecine ilişkin ortak bir açıklama” değerlendirmeleri yapılmıştı. Ancak her ne hikmetse bu “çözüm süreci” AKP’nin seçim programında belirgin değildi.

  Erdoğan’ın bu mutabakata o tarihlerde de karşı olduğu söylendiğinde, kendisinden sürekli talimat alan Akdoğan, Erdoğan’ı “sürecin mimarı” olarak tanımlamıştı. Akdoğan, “Cumhurbaşkanımız bu sürecin mimarıdır ve ona savaş açan bir yaklaşım kabul edilemez. Bu sürece de bir fayda sağlamaz, öncelikle bunun bilinmesi gerekir. Sayın Erdoğan’ı kimse Çözüm Süreci’ne karşı gibi bir konuma da indirgeyemez!”diye konuşmuştu.

  Ama aynı Akdoğan, Erdoğan’ın son konuşmasından sonra susma hakkını kullandı. Erdoğan, muhtemeldir ki, 2008’de PKK ile başlatılan “Oslo Süreci”nin ilk kez duyulduğundaki gibi hareket etti. O zamanlar aslında suça esas fiili kendisi işlemesine rağmen MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi yalan söylemekle suçlamıştı. Muhtemeldir ki Erdoğan benzer bir fiili daha işliyor olmalıydı. Bunu bizler yapsak “Yalan söylüyor!” denilir. Söyleyen “Hazret” olunca, “Ne söylese doğrudur!” diyen yanlış kişiler tarafından alkışlandığı bile olmaktadır.

  Bir diğer üçüncü gelişme de, AKP’nin ağır toplarından Hüseyin Çelik’in “AKP-CHP koalisyonu”nun yaşayabileceğine ilişkin değerlendirmesidir. Bu ise Erdoğan’ın isteklerine aykırıdır. Acaba Çelik de Bülent Arınç gibi arada bir saman alevi gibi de olsa Erdoğan’ın yanlışlarına “Hayır” mı demek istemektedir.

  Tabbi ki Çelik’in değil, Davutoğlu’nun diyeceği önemlidir. Acaba Davutoğlu, Erdoğan’a rağmen “AKP-CHP koalisyonu” kurma cesaretini gösterip, Başbakanlık görevinde rüştünü ispatlayabilecek midir? Gönlüm “Evet” dese de, Davutoğlu’nu tanıyan biri olarak karamsarım.

  Son Söz: Türkiye’nin etrafı adeta ateş çemberiyle çevrilidir. Irak ve Suriye’deki çatışmalar varken, “Türkiye, bu çatışmaların dışındadır!” yanlışlığına inanılmamalıdır. Türkiye bal gibi bu çatışmaların içerisindedir. Son Suruç terörü ve PKK’nın son günlerde artan terörü bunu açıkça göstermektedir. Davutoğlu, Erdoğan’ın “Veziri” değil, milletinin başbakanı olmalı ve hükümeti kurmalıdır!


http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com