İngilizler AB Yerine ‘ABD’ Dedi | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>İngilizler AB Yerine ‘ABD’ Dedi 03.07.2016 17:01

İngilizler AB Yerine ‘ABD’ Dedi

İngilizler AB Yerine ‘ABD’ Dedi

23 Haziran 2016’da Avrupa’da tarihi bir dönüm noktası yaşandı. AB’de kalıp kalmama

konusu referanduma sunuldu. Başbakan Cameron yırtındı, parçalandı, Türkiye’nin AB

üyeliğinin 30 yıldan önce gerçekleşemeyeceğini söyleyerek, yabancı ve Müslüman karşıtı

radikal sağcıları yumuşatmayı bile denedi. Türkiye’ye AB üyeliğinde en büyük desteği

veren İngiltere, bu politikasını bile yerle bir etti. AB yanlısı bir milletvekili (Mrs. Cox)

katledilince, İngiltere ve AB’nin umudu arttı. Ama İngilizler AB’ye “No more, thanks!”

dediler…

Referandum haftalar önce “Brexit” (AB’den ayrılma) adıyla dillendirildi. AB ülkelerinin

liderleri de İngiltere AB’den ayrılırsa diye hop oturup hop kalktılar. Cox’un katli öncesi

Avrupa’da ve Türkiye’de borsalar düşüşteydi. Brexit’çilerin oranı öndeydi. Ama Cox’un katli

ile AB’cilerin oranı yükselişe geçip piyasalar rahatlatmış, dolar düşmüş, borsalar yükselmişti.

Ama bu kısa süreli mutluluk, 23 Haziran gece yarısına doğru sona erdi. İngilizlerin %52’si

AB’de kalmak istemediğini beyan etti. Bu istek, başta AB piyasaları olmak üzere, tüm

dünyada dalgalanmaya sebebiyet verdi. İngiltere’de ve AB’de yeni siyasi

dalgalanmaların da devam edeceği anlaşıldı.

İngiliz Başbakanı Cameron, 24 Haziran sabahı “Bu durumda artık İngiltere’ye yeni bir

liderlik gerek. Benden buraya kadar!” diyerek ilk siyasi değişim haberini verdi. 3 ay

süreyle bu görevi sürdürecek ve sonra da başbakanlıktan ayrılacak. Bu hareket, sadece bir

siyasi değişim değil, aynı zamanda demokrasi anlayışının üstün bir örneğidir de. Koltuğa

yapışmak yerine, milleti aydınlığa götürecek yeni liderlerin de önü açılmaktadır. Keşke

Türkiye’de de demokrasinin bu erdemini görebilsek, “Filanın adamı, ABD’nin adamı

vb” gibi dedikodulara sebebiyet vermeyecek demokratik anlayışa bizler de ulaşabilsek!

Aslında Avrupa’da AB’ye “Hayır!” diyen ilk ülke İngiltere değil. Norveç, NATO üyesi

olasına rağmen AB üyesi değildir. Danimarka’da da evvelce AB konusunda bir referandum

yapılmış ve AB yanlıları kıl payı kazanmıştı. İsviçre de daha sonra nazlanarak AB’ye

girenlerdendi…

İngiltere’nin aslında AB ile arası en baştan beri hoş değildi. Avrupa’nın üç büyük

devletinden (Almanya ve Fransa ile birlikte) olmasına rağmen, Avro’yu para birimi olarak

kabul etmemişti.

İngiltere’nin bu eğreti yaklaşımı, AB ortak kararlarında da kendisini gösterdi. Hiçbir

zaman AB’nin ortak kararlarında ağırlığını Almanya ve Fransa kadar koyamadı. Buna

son örneklerden biri ekonomik kriz içerisindeki Yunanistan’la ilgili kararlarda görüldü.

1990 yılı sonbaharında Führungsakademie (Almanya)’nin İngiltere gezisinde iken,

Almanya’nın Londra Büyükelçiliği’nde, siyasi işlerden sorumlu elçilik müsteşarı tarafından

nefis bir İngiltere değerlendirmesi dinlemiştim. O dönemde AB, ayrı ve ortak bir para

birimine geçmeyi düşünüyor ama İngiltere ayak diriyordu. Siyasi birliğe gidişte ortak para

önemli bir gelişmeydi. Üstelik İngiltere de hem ortak dillerden İngilizcenin ana vatanı, hem

de ekonomik ve siyasi açıdan çok önemli bir ülkeydi. Alman Müsteşar o zaman “İngiltere,

bir türlü dar Manş Kanalı’nı aşarak Avrupa ile birleşemiyor. Bunun yerine yüzlerce mil

mesafeye sahip Atlantik’i aşarak ABD’yle birlikte olmayı tercih ediyor!” demişti.

Zaten aynı yıllarda veya kısa bir süre önce İngiltere’nin “Demir Leydi” Başbakanı Thatcher

de “Hiçbir şey yapamazsak ABD’ye müracaat ederek 53’ncü eyaletiniz olalım, deriz!”

demişti.

İngiltere, aslında ABD’nin AB içindeki “Truva Atı” gibiydi. Bunu ABD’nin 2003 Irak

müdahalesine karşı koyan Almanya ve Fransa’ya rağmen, ABD’nin yanında yer alarak

göstermişti. İngiltere’yi İspanya, Polonya, Çek Cumhuriyeti de izlemişti.

Son Söz: Dünya yeni bir değişime yelken açtı. Ukrayna krizi, Arap Baharı, göçmen krizi,

küresel terör ve Uzakdoğu’da Çin ile bölge ülkeleri arasındaki deniz sahalarının paylaşımı

konusunda anlaşmazlıklarda açıkça görmek mümkündür. Dünya ve Avrupa yeni

istikrarsızlıklara gebedir ama bunu Türkiye’de gören, görse bile uygulayamayan bir iktidar

var!

http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com