İsrail ve Rusya Tamam Ama ya Suriye? | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>İsrail ve Rusya Tamam Ama ya Suriye? 03.07.2016 17:00

İsrail ve Rusya Tamam Ama ya Suriye?

İsrail ve Rusya Tamam Ama ya Suriye?

“Eyy Amerika, eyy Obama, eyy Putin, eyy Rusya, eyy Merkel, eyy BM…” diyerek kendisine

yurt içinde “Ne erkek adam, gene dünyaya posta koydu!” dedirten politikanın iflas ettiği

nihayet görülmüş olmalı ki, son günlerde İsrail ve Rusya ile ilişkilerin düzeltilmesi için

önemli adımlar atıldı. Bu güne kadar “erkek adam”ın dış politika yaptığını zannederek ülke

ekonomisine ve milli güvenliğine verdiği zararın haddi hesabı yok. Bundan sonra “Gölge

etmesin!” de, biraz rahatlayalım. Bu gelişmeleri canı gönülden destekliyoruz. Ama yetmez,

Suriye ile de normalleşme yolu aranıp bulunmalıdır.

Eğer bu yol bilinmiyorsa devletin bu konuda iyi yetişmiş kıdemli ve tecrübeli

büyükelçilerine, Genelkurmay Başkanlığı’na sorulmakta neden eksik kalınmaktadır? Devletin

ve milletin milli çıkarları konusunda devletin “ortak aklı”nda çok önemli katkısı olabilecek bu

kıymetli devlet birimleri neden dinlenmemektedir?

Adeta bir “ordu” haline getirilen “danışmanlarla” devlet yönetimi terk edilmelidir.

Akademisyen ve entelektüel birikimli danışmanlara itirazımız yok. Fikirlerine saygı duyarız.

Ama devlet yönetiminde akademisyenlerin yönlendirmesi değil, fikirlerinden istifade esastır.

Devlet yönetiminde “ortak akıl”a katılan tecrübeli devlet kurumları kullanılır.

Yakın zamana kadar şikâyet edilen ABD’ye gelelim. Bir taraftan şikâyet ediyor, diğer

taraftan ABD’yi Karadeniz’e davet ediyoruz! Birkaç hafta önce Balkan Ülkeleri Genelkurmay

Başkanları Toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının bir yerinde “NATO Genel

Sekreteri Stoltenberg’e de söyledim. NATO neden Karadeniz’e gelmiyor? NATO gelmezse

Karadeniz Rus gölü olacak, dedim!” sözünü hatırlattı.

Burada 2 önemli husus var. İlki; Bir kere NATO Karedeniz’de 3 ülkesiyle var. Türkiye,

Bulgaristan ve Romanya ile… Daha önemli 2’nci husus ise; aslında Karadeniz’e NATO’nun

değil, ABD’nin davet edilmekte oluşudur. Dünyada şartsız olarak ABD donanmasının

giremediği tek iç deniz Karadeniz’dir. Buna engel olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi aynı

zamanda Türkiye’nin savaş ve gerginlik dönemlerinde emniyet sübabıdır da. ABD’nin

Karadeniz’e girerse çıkmayacağı bilinirken, “kırmızı” davetiyeyle daveti anlaşılamamaktadır.

ABD donanması Karadeniz’de kalırsa Ruslar da bu denizde silahlanacak, Rusya

silahlanınca bizler de silahlanacağız. Ne diye kalkınmamız için gerekli kaynağı silahlanmaya

ayıracağız, ne diye soğuk savaş sonrası istikrara kavuşan, son yıllarda Ukrayna-Kırım krizi

sebebiyle bozulsa da hala istikrarın sağlanabileceği Karadeniz’i gerilim denizi haline

getirelim?

ABD’den devam edelim: ABD’ye İncirlik üssünü vermişsin. Suriye ve Irak’taki harekâtı

için her türlü lojistik desteği veriyorsun. Ama ABD’nin bulunduğu Suriye’de tek adım dahi

atamıyorsun. IŞİD teröristleri Kilis ve civarındaki meskûn yerlere roket atıyor, havan ateşliyor

ama sadece obüslerle misliyle karşılık verip, güya milleti avuttuğunu zannediyorsun.

AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı ortaya çıkıp, Suriye krizinde mülteciler için en büyük

yardımı Türkiye’nin yaptığını, en büyük fedakârlıkta Türkiye’nin bulunduğunu söylüyor.

Doğrudur. Ama burada anlaşılamayan şudur: Suriye’de Rusya var. İran var, Hizbullah var.

Hadi diyelim ki bunlar Esad rejiminin izni ve isteğiyle geldiler. Ama ABD de var, Fransa da

var. Bu ülkelerin askerleri PKK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD ile birlikteler. Bilindiği

kadarıyla Esad rejiminin ABD ve Fransa askerlerine verilmiş izni yok. “Eyy Amerika, eyy

Fransa…” diye posta koyulan ülkeler yüzlerce kilometre uzaktaki Suriye’deler. Ama işbilir

AKP’nin yönettiğini zannettiği Türkiye, 917 km’lik ortak sınırı olan Suriye’ye adım dahi

atamıyor.

Son Söz: Dış politikada dibe vurduğumuz Suriye’yle ilişkilerde bile özetlenmektedir.

Suriye’nin bitişiğindeki Irak da istikrarsız. Her iki ülkede de IŞİD terörü ile mücadele var.

Türkiye Suriye’de yok, Irak’ta ise pek eğreti duruyor. Artık komşularla ilişkiler safsata

üzerine değil, milli çıkarlar ve Gazi’nin “Yurtta sulh, cihanda sulh!” sözüne uygun dış politika

esaslarına göre düzenlenmelidir. Kişisel kin ve nefretler, popülist yanlışlar bırakılmalıdır!

http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com