Suriyeli Sığınmacılar Türkiye’yi ‘Ürdün’leştirir mi? | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Suriyeli Sığınmacılar Türkiye’yi ‘Ürdün’leştirir mi? 20.11.2015 10:05

Suriyeli Sığınmacılar Türkiye’yi ‘Ürdün’leştirir mi?

Suriyeli Sığınmacılar Türkiye’yi ‘Ürdün’leştirir mi?

Türkiye’deki Suriyeli sayısı resmi kayıtlarda 2.1 milyon ise de, kayıt dışılarla birlikte 2.5 milyonmuş. Bu iddianın sahibi Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. M.Murat Erdoğan’a göre, Türkiye’de her gün 125 Suriyeli bebek dünyaya gelmektedir. Yeni doğmuş ve 4 yaşın altındaki Suriyeli çocuk sayısı 436 bin ve 200 bin Suriyeli bebek Türkiye doğumlu. Türkiye, dünyanın en büyük mülteci ülkesi. Daha önce bu özellikteki Ürdün’e, İsrail tarafından yurtlarından edilen Filistinliler kitle halinde yerleşmişlerdi. El-Kaide uzantıları ve Irak’ta IŞİD’in kurucusu el-Zerkavi gibiler Ürdün varoşlarında yetiştiler.

  AB, 2015 yaz aylarından itibaren Avrupa’ya akın eden mülteciler (göçmenler) sebebiyle şaşkın. Bunun için Türkiye akıllarına geldi. Hatta AB üyelik görüşmelerinde anlaşma sağlanmadan kapatılan bazı fasılların açılması “Rüşvet” olarak sunulmaya başlandı. Türkiye’ye önceleri 1 milyar avro olarak telaffuz edilen AB yardımının 3 milyar avroya çıkartılması da sıkça tekrarlanıyor. Bu “ulufeler” Türkiye’nin zararlarını ve yükünü hafifletir mi? Elbette hayır!

  Zira Türkiye, en fazla Suriyeli göçmene ev sahipliği yapan ülkedir. Suriyeli göçmenlerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un 18 Eylül 2015 tarihli açıklamasına göre, 2.2 milyon Suriyeli sığınmacı sebebiyle ülke bütçesinden 7.6 milyar dolar harcama yapılmış. Bunlara merhamet sahibi vatandaşların yardımları dâhil değildir.

  Türkiye, Suriye’den kitleler halinde sığınmacılar intikale başlayınca Afet ve Acil Durum Yardımı (AFAD) Başkanlığı’nı yetkilendirdi. AFAD tarafından sınır illere kurulan 25 civarındaki kamplarda 300 bine yakın Suriyeli yaşamaktadır. İki milyona yakın Suriyeli sığınmacı, ülkemizdeki 72 şehre dağılmıştır.

  Yoğunluk sınır iller ile İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerdedir. Sadece İstanbul’da 1 milyona yakın Suriyeli göçmen yaşadığı tahmin edilmektedir. “Kayıt altına alınan” göçmenlerin sayısı 2.1 milyonun üzerindedir. Saha araştırmalarına göre kayıt altında olmayanlarla birlikte Türkiye’deki Suriyelilerin sayısı 2.5 milyonu bulmaktadır.

  AB, haftalardır 160 bin mülteciyi yerleştirme konusunda toplantılar yapsa da, bazı ülkelerle anlaşma mümkün olamamaktadır. Son olarak Balkanlarda Yunanistan dâhil, bazı geçiş ülkelerinde 100 bin kişilik geçici sığınmacı kampları kurulması kararı alındı. Yunanistan’da 30 bin kişilik kamp kurulacak. Uyanık Yunan Başbakanı Çipras da bunun üzerine hemen “Ege’de dostluk ve kardeşlik” teraneleriyle İstanbul’a geldi.

  “Barışsever” Çipras’ın ilk ve “küçük” ricası da, AB Komisyonu’nun istediği bu “Geçici ülkelerde tesis edilecek” kampların Türkiye’de kurulması. Böylece zaten ta başından beri en büyük maddi ve manevi yükü çeken Türkiye’yi tek başına “göçmen ülkesi” olarak bırakmak. AB, bu kamplardaki hukuk dışı tutumu eleştirecek, yardımı aksatacak, göçmenleri de eğitim-aile-sosyal durumunu dikkate alarak “karpuz seçer gibi” seçecek.

  Öyle anlaşılıyor ki, Suriyeli sığınmacıların çoğu, Türkiye’de “göçmen”, yani yeni “vatandaş” olacaklar. Zira “Yandaş Medya”nın şişirdiği Antalya’daki G-20 Zirvesi sonucunda Suriye’nin geleceği konusunda dişe dokunur hiçbir dişe dokunur karar alınamadı. Bu durumda Türkiye’de sancılı yeni bir kitle olacak demektir. PKK meselesinin “Kürt meselesi”ne dönüştürülmek istendiği Türkiye’ye, Suriyeliler üzerinden Ortadoğu’daki bir başka sorun yüklenmektedir.

  Eğer Suriyeliler Türkiye’de kitle halinde kalıcı olacaksa ve Türkiye’nin geleceğini “el-Kaide, el-Zerkaviler ve IŞİD militanları yetiştiren bir havuz” olmaktan kurtarmak istiyorsak kollar sıvanmalıdır. 700 bin çocuktan kamplar dışında “Saldım bayıra, Mevlam kayıra!” denilerek “serseri mayın”a dönüşen  450 bin civarındaki Suriyeli çocuk mutlaka okullandırılmalıdır!

  Son Söz: Ne yazık ki Türkiye, Suriye’de yanlışlarına devam etmektedir. “Bir delinin kuyuya attığı taş” konusunda sağduyudan yoksun, inadını sürdürmektedir. Bu da Türkiye’ye terör, ekonomik zarar ve giderek artan sosyolojik ve siyasi yük olarak dönmektedir. En azından terör ve sosyolojik yükü azaltmak için Suriyeli çocuklar mutlaka okula alınmalıdır!


http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com