Yavuz Hoca: Suriye’de Türkiye’nin Meşru Müdafaa Hakkı Vardır! | Dörtyol Haber Ajans - En Son Güncel Son Dakika Haberleri
.::Amanos FM 98.1 Frekansı Dinliyorsunuz::.

.:: Reklam ve İlanlarınız İçin: 0546 546 17 61 ::.
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Yavuz Hoca: Suriye’de Türkiye’nin Meşru Müdafaa Hakkı Vardır! 04.07.2015 22:30

Yavuz Hoca: Suriye’de Türkiye’nin Meşru Müdafaa Hakkı Vardır!

Yavuz Hoca: Suriye’de Türkiye’nin Meşru Müdafaa Hakkı Vardır!

“Hataylıların Sesi” olarak da bilinen, 2015 Genel Seçimlerinde MHP Hatay 2. Sıra Milletvekili Adayı olan Prof.Dr. Celalettin Yavuz 3 Temmuz 2015 günü Kanal B’nin Güncel programındaydı. Türkiye’nin Suriye’de son aylardaki gelişmeler karşısında neler yapması gerektiğini açıklayan Yavuz Hoca, AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Suriye’de Cerablus’un batısında güvenlik bölgesi tesisi yaklaşımına “Meşru müdafaa hakkı cevaz veriyorsa, neden olmasın?” dedi.

   Yavuz, bu konuda önce konuyla ilgili bilgi kirliliğini ve şu yanlışları düzeltelim diyerek bunları sıraladı:

   1. Türkiye’nin Suriye’den gelebilecek tehditlere veya güvenlik önlemlerine karşı yeni bir tezkereye ihtiyaç yoktur. Mevcut tezkere buna cevaz vermektedir. Şayet hükümet, kendisini buna hazır görmüyorsa o zaman yeni bir tezkere talep edebilir. Aksi halde Ekim 2015’e kadar tezkere geçerlidir.

   2. Suriye’de ateşe atılmak diye bir ifade var. Türkiye zaten 2 milyonu aşan Suriyeliyi barındırmakla, Kobani ve Telabyad’da zaman zaman dalgalar halinde gelen sığınmacı göçleriyle, sınırın ötesindeki çatışma sonrası Türkiye’ye taşınan yaralılarla, Türkiye’den Suriye’ye geçen 4.000-4.500 PKK teröristi ve 3.000 civarındaki IŞİD militanı sebeiyle Suriye’deki çatışanın içerisindedir. “Eğit-Donat” programına Irak’ın kuzeyinde peşmergeyi eğiterek, Suriye’de ise Özgür Suriye Ordusu ve İslami gruplara aynı desteği vererek, keza ABD’ye IŞİD’le mücadelede lojistk ve istihbarat desteği vererek de çatışmanın içerisindedir. IŞİD ve PKK zaman zaman Türkiye’de de terör faaliyetinde bulunmaktadırlar. Suriye ile mevcut 11 sınır kapısından sadece Yayladağı’ndaki Esad rejiminin elinde ve kapalıdır. Diğerlerinden 6’sı PYD’nin, 2’si IŞİD’in elindedir.

   PYD’nin Ocak 2014’te özerkliğini ilan ettiği sözde kantonlardan doğudaki Cezire ile Telabyad’ın alınmasından sora Kobani birleşmiştir. PYD’nin bölgede etnik temizlik yaptığı, Türkmen ve Arap köylerinin Suriyeli Kürtlerle doldurulup demografik yapının bozulduğu bilinmektedir. Yıllardır mevcut br senaryonun sahneye konması için bu 2 PYD kantonunun en batıdaki Afrin ile birleştirilip Akdeniz’e uzanması, böylece “Kürt Koridoru”nun gerçekleştirilmesi söz konusudur.

   Buna ilaveten IŞİD’ni Cerablus-Afrin arasına veya Halep kuzeyine yapacağı bir saldırı ile bölgede 2 milyonun üzerinde bir kitlenin Türkiye’ye sığınmak için intikali söz konusudur. 2 Milyon Suriyeliyi barındıran Türkiye’ye karşılık Avrupa’da 20-30 bin, ABD’de 10-15 bin Suriyeli vardır. Tüm bu hususlar Türkiye’nin güvenliği, ekonomisi ve sosyal güvenliği açısından önemli risklerdir. Meşru müdafaa hakkını doğurmaktadır.

   3. TSK’nın ayak dirediği konusu yanlıştır. TSK, siyasi iradenin emrindedir. Ama anlaşıldığı kadarıyla, devleti yönettiğini zannedenler, Hükümet Direktifi’ni yazılı olarak vermeyi bilmemektedirler. Burada, Balyoz-Ergenekon-Kafes vb saçma sapan davalarla alt üst edilen TSK, her şeye rağmen eskiden olduğu gibi hükümete “Devletin Ortak Aklı” konusunda yardımcı olmuştur. Hükümet Direktifi’nde TSK’nin yapacağı askeri harekâtın siyasi hedeflerinin de belirlenmesi gerekir. Belirlensin ki, asker de askeri hedefleri ona göre seçsin!

   Suriye’de Güvenlik Bölgesi tesis edilebilir. Bunun için sınırdan itibaren TSK’nin belirleyeceği bir derilikte ve genişlikte bir saha, hükümet tarafından ilan edilebilir. Bu maksatla uluslararası meşruiyetin kazanılması da düşünülmelidir. NATO Antlaşmasının 4. Maddesi “Taraflardan birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiği düşünüldüğü zaman, tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklardır!” bu ifadeyle Türkiye’nin isteğine cevaz vermektedir. Bunun NATO, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı’na ısrarla götürülmesi gereklidir. Bu maksatla ille de Suriye’ye girmek gerekli değildir. Sınırda konuşlanacak mekanize birlikler, uzun menzilli top ve obüsler, insansız hava araçları ve hava Kuvvetleri unsurları yeterlidir. Sadece koordine maksatlarıyla Özel Kuvvetlere ait unsurlar girebilir.

http://www.dortyoltv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemez, çoğaltılamaz. Sitemizde yayınlanan haberler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. emre3357@gmail.com - 0543 558 33 57
haberyazilimi.com - copyright © 2012-2016 dortyoltv.com